Emirdağ Lâhikası - Gizli Anlaşmanın Entrikası

Gösterim

küçült - kapat X

Yani Mustafa kemal ve İsmet’in verdikleri karar, Türk milletini İslâmiyet ve din cihetinden öldürmek kararıdır."
Artık bunun üzerine herşey ap açık anlaşılıyor, değil mi?

Gizli anlaşmanın entrikası
Türklere dinlerini ve din temsilciliğini feda ettirmek şartıyla, sun’î istiklâl işinde gizli anlaşmanın müessiri, tek kelime ile, Yahudiliktir. Buna memur-u müşahhas kimse de, şimdi Mısır Hahambaşısı bulunan Hayim Naum’dur. Bu Hayim Naum, bu korkunç teşebbüse evvelâ Amerika’da Türkler lehinde bir seri konferans vermek ve emperyalizma şeflerine, Türkün maddesini serbest bırakmaları, buna mukabil ruhunu, tâ içinden ve kendi öz adamlarına yıktırmaları fikrini telkin etmek suretiyle başlamıştır. Yani, masonluk hasebiyle Kur’ân’ın ahkâmını kaldırmak, milleti dinsiz yapmak. Hayim Naum müthiş plânının zeminini Amerika’da hazırladıktan sonra İngiltere’ye geçmiş ve hâlis yahudi olan Lord Gürzon ile temas ederek şu teklifte bulunmuştur:
"Siz Türkiye’nin mülkî tamamiyetini kabul ediniz. Onlara ben İslâmiyeti ve İslâmî temsilciliklerini ayaklar altında çiğnetmeyi taahhüt ediyorum."
Aynı Hayim Naum Türk murahhaslar heyetine müşavir sıfatıyla sokulmanın da yolunu bulmuş, yani Mustafa kemal ve İsmet’i kendine dost bulmuş. Onun için üçü birleşmiş. Ve artık arada santralın intizamla işlemesine hiçbir mâni kalmamıştır.
Hayim Naum o sırada Ankara’ya kadar da uzanarak plânın muvaffakiyeti için gereken en mühim ve merkezî şahıs nezdinde-yani Mustafa kemal yanında-emin bulunduğu tesirinin derecesini ölçmek istemiştir. Öyle ki, bu tesir, mahut mevzuda Hayim Naum’dan daha heveskâr ve gayretli bir İslâmiyet düşmanına tesadüf etmekle muradına ermiş ve artık Türkü içinden vurmanın plânını gerçekleştirmek için her unsur tamamlanmıştır.
İşte bu ehemmiyetli vesika, tam tamına Risale-i Nur tercümanının kırk küsur sene evvel hadis-i şerifin ihbarına dair beyan ettiği hadiseyi tasdik ettiği gibi; ve Şeriat-ı Ahmediyeye ihanet eden o dehşetli şahsın mühim bir kuvveti yahudi olduğu, yahudi olan Lord Gürzon ile Hayim Naum o ihbarın hakikatını gösterdiklerini ve yirmi beş seneden beri Nurcuların imhasına keyfî kanunlarla dehşetli zulümlerin hikmetini tam gösteriyor.
• • •

Lügat Sözlük

BES - Yeter, yeterli.

BEYÂN - Açıklama; izah; anlatma.

DÂİR - Ait, ilgili.

EVVELÂ - İlk önce.

FEDÂ - Gözden çıkarma, uğruna verme.

HÂLİS - Hilesiz, katıksız, saf, duru; her işi sırf Allah rızâsı için olan.

HEVESKÂR - Günâhlı ve gelip geçici isteklere bağlanan.

İHÂNET - Hainlik. Kıymet vermemek.

İSTİKLÂL - Kendi başına olmak, kimseye bağlı olmayış.

KEMÂL - Olgunluk, mükemmellik, eksiksizlik, tamlık.

KEYFÎ - İsteğe, arzuya göre.

KUSUR - Hatâ. Noksanlık, eksiklik.

MÂNİ - Engel.

MERKEZÎ - Merkeze ait, merkezde bulunan.

MÜHİM - Önemli, ehemmiyetli.

MUKABİL - Karşı, karşılık olarak, bedel.

MÜŞAHHAS - Nev`i, cinsi anlaşılmış. Şahsiyeti belli olmuş.

MÜŞAVİR - Danışman.

MÜTHİŞ - Dehşet veren, korkutan.

SERÎ - Çabuk, süratli.

TASDİK - Onaylama, doğrulama.

TELKİN - Fikir aşılama, öğüt verme, zihinde yer ettirme.

TEMAS - Değmek.

TESADÜF - Rastlantı.

TESİR - Etki etme. İz bırakma.

UNSUR - Birşeyin parçası; kök, esas madde, element.

VESİKA - Senet, inanılacak sağlam delil.

YAHÛDÎ - Hz. Yakub`un (a.s.) oğlu Yahuda`ya mensub olanlar. Mûseviler, Beni İsrail.