Emirdağ Lâhikası - Papalık Makamı Âlîsi

Gösterim

küçült - kapat X

Papalık Makam-ı Âlîsi
Kalem-i Mahsusu
Başkitabet Dairesi
Numara: Vatikan
232247 22 Şubat 1951

Efendim,
Zülfikar nâm el yazısı olan güzel eseriniz İstanbul’daki Papalık makam-ı vekâleti vasıtasıyla papa Hazretlerine takdim edilmiştir. Bu nazik saygınızdan dolayı gayet mütehassis olduklarını bildirirken, üzerinize Cenab-ı Hakkın lütuflarını dilediklerini tebliğe beni memur ettiklerini arza müsâraat eylerim. Bu vesile ile saygılarımı sunarım efendim.
İmza
Vatikan Bayn Başkâtibi

• • •
Aziz, sıddık kardeşlerim,
Evvelâ: Bütün ruh u canımızla Receb-i Şerifinizi ve Şuhur-u Selâsenizi tebrik edip Cenab-ı Erhamürrahimînden niyaz ediyoruz ki, hakkınızda ve hakkımızda seksen sene bir mânevî ömr-ü bâki kazandırmaya bu üç mübarek ayı vesile eylesin. Âmin.
Saniyen: Otuz kırk gündür hakikî ehl-i imana bir nevi hücum içinde üç dindar vekilin İslâmiyet şeâirini bir derece tamir etmeye meydan vermemek için bir sarsıntı verildi. Hizmet-i imaniye içinde en büyük kuvveti Nurcularda buldular. Bahanelerle onlara fütur vermek, şevklerini kırmak için çok desiseler yapıldı. Tarsus, İstanbul gibi, Emirdağında da acip desiselerle beni hiddete getirip bir gaile çıkarmak istediler. Halbuki, Cenab-ı Hakkın rahmetiyle bana fevkalâde bir sabır ve tahammül verildi. Onların da plânı zîr ü zeber oldu. Hattâ Afyon’da ve burada üç büyük memurun belki azl olmak ihtimali var. Ve üç vekil de lehimde bulunmuşlar. Demek, inayet-i İlâhiye daima bizi himaye ediyor, elhamdü lillâh. Bu gibi şeyleri merak etmeyiniz. Yalnız ihtiyat her vakit iyidir.
Salisen: Risale-i Nur’un mânevî avukatı ve bir kahramanı Ahmed Feyzi, İzmir’deki Nurun teksiri ve intibahkârâne İzmir vaziyeti ile Ahmed Feyzi alâkadar olmuş, teksirdeki tashihatı deruhte etmiş. Mehmed Yayla ve Abdurrahman gibi ve yardım eden kardeşler gibi İzmir’de Nurun teksirinde alâkalarını devam ettireceklerine dair mektubu hapishanede Nurun küçük bir kahramanı olan Bayram getirdi.

Lügat Sözlük

ALÂKADAR - Alâkalı, ilgili.

AZÎZ - İzzetli, çok izzetli, mânevî kuvvet ve kudret sahibi mağlûp edilmesi mümkün olmayan ve dâima galip olan mânâsında Allah`ın bir ismi.

BÂKÎ - Ebedî, dâimî, sonu gelmez, ölmez, sonsuz.

BAŞKİTABET - Baş katiplik.

BELKİ - Kesinlikle, şüphesiz.

DÂİR - Ait, ilgili.

DERUHTE - Yapma, yerine getirme, üzerine alma.

FEVKALÂDE - Olağanüstü.

GAYET - Çok, pek çok.

HAKİKÎ - Gerçek.

HİMÂYE - Koruma, korunma.

İHTİYAT - Yedek; sakınma, tedbirlilik.

İNTİBÂHKÂRÂNE - Uyanıklık içinde olarak. Uyanış halinde olarak.

MÂNEVÎ - Mânâya âit, maddî olmayan.

MEMUR - Emir ile hareket eden, emir altında olan, vazifeli, bir işe tayin olunmuş adam.

MÜBÂREK - Bereketlenmiş, uğurlu, hayırlı.

MÜSÂRAAT - Acele, süratle birşeye teşebbüs etmek.

MÜTEHASSIS - Bir meslekte hünerli olan. Bir işin hakîkatini, iç yüzünü çok iyi bilen. Bir meselede derinleşen.

MÜTEHASSİS - Hislenen, duygulanan.

NÂM - İsim, ün, şan.

NÂZİK - Nezâketli, terbiyeli, zarif, ince, dayanıksız; ehemmiyet verilmesi gereken; tehlikeli özellik.

NEVÎ - Çeşit ile alâkalı; cinse ait.

NİYAZ - Yalvarma, yakarma, duâ.

PAPA - Roma Katolik Kilisesinin ruhanî lideri.

SÂBİR - Belâ ve musîbete karşı hâlinden şikâyet etmeyen, acı ve sıkıntıya katlanan.

SIDDÎK - Doğruluktan aslâ tâviz vermeyen. İnandıklarını harfiyen yaşayan kimse.

TAHAMMÜL - Sabretme, katlanma, dayanma.

TAKDİM - Sunma, sunuş

TEBRİK - #Cenab-ı Hak daha da arttırsın# manasında duada bulunarak sevincini bildirme.

Ü - ve.

VEKİL - Sözcü.

VESÎLE - Sebep, vasıta, fırsat, bahane.

ZÎR - Aşağı, alt.

ZÜLFİKÂR - Hz. Ali`nin çift uçlu kılıcı. Bir Risale ismi.