Emirdağ Lâhikası - Demokratlara Büyük Bir Hakikati İhtar

Gösterim

küçült - kapat X

Sizin gibi "Dînin icaplarını yerine getireceğiz; din bu memleket için hiçbir tehlike teşkil etmez" diyen bir Başvekilden vatan, millet, İslâmiyet adına, partimize maddî ve mânevî büyük yardımları dokunan bu mübarek Üstadımızın kitaplarının ve kendisinin tamamen serbest bırakılarak bir daha rahatsız edilmemesinin teminini saygı ve hürmetlerimizle rica ediyoruz.
Demokratlar âzalarından Nur talebeleri
Mustafa, Nuri, Nuri, Hamza, Süleyman,
Hasan, Seyda, Receb, İbrahim, Faruk,
Muzaffer, Tahir, Sadık, Mehmed.


• • •

Demokratlara büyük bir hakikatı ihtar
Şimdi Kur’ân, İslâmiyet ve bu vatan zararına üç cereyan var:
Birincisi : Komünist, dinsizlik cereyanı. Bu cereyan, yüzde otuz, kırk adama zarar verebilir.
İkincisi : Eskiden beri müstemlekâtların Türklerle alâkalarını kesmek için, Türkiye dâiresinde dinsizliği neşretmek için, ifsad komitesi namında bir komite. Bu da yüzde on, yirmi adamı bozabilir.
Üçüncüsü : Garplılaşmak ve Hıristiyanlara benzemek ve bir nevi purutluk mezhebini İslâmlar içinde yerleştirmeye çalışan ve dinde hissesi olmayan bir kısım siyasîler heyetidir. Bu cereyan yüzde, belki binde birisini Kur’ân ve İslâmiyet aleyhine çevirebilir.
Biz Kur’ân hizmetkârları ve Nurcular, evvelki iki cereyana karşı daima Kur’ân hakikatlerini muhafazaya çalışmışız. mümkün olduğu kadar dünyaya ve siyasete bakmamaya mesleğimiz bizi mecbur ediyormuş. Şimdi mecburiyetle bakmaya lüzum oldu. Gördük ki, Demokratlar, evvelki iki müthiş cereyana karşı bize (Nurculara) yardımcı hükmünde olabilirler. Hem onların dindar kısmı daima o iki dehşetli cereyana mesleklerince muarızdırlar. Yalnız dinde hissesi az olan bir kısım garplılaşmak ve garplılara tam benzemek mesleğini takip edenler ise, üçüncü cereyana bir yardım ediyorlar. Madem o cereyanın yüzde ancak birisini, belki binden birisini Purutlar ve Hıristiyan gibi yapmaya çevirebilirler. Çünkü, İngiliz iki yüz sene zarfında tahakküm ettiği iki yüz milyon İslâmdan iki yüz adamı Purutluğa çevirememiş

Lügat Sözlük

BELKİ - Kesinlikle, şüphesiz.

CEREYÂN - Akım, hareket; bir fikir etrâfında toplanıp faaliyette bulunma.

İFSAD - Bozmak, azdırmak, fitne çıkarmak, karıştırma.

İHTAR - Hatırlatma, îkaz, uyarma, dikkat çekme.

MADDÎ - Madde ile alâkalı.

MÂNEVÎ - Mânâya âit, maddî olmayan.

MÜBÂREK - Bereketlenmiş, uğurlu, hayırlı.

MÜMKÜN - İmkân dairesinde olan şey; var olması için Allah`ın tercihine bağlı olan herşey.

MÜTHİŞ - Dehşet veren, korkutan.

MUZAFFER - Gâlip gelmek, başarmak.

NEŞRETMEK - Yaymak.

NEVÎ - Çeşit ile alâkalı; cinse ait.

PURUTLUK - Protestanlık. Papayı ruhanî lider olarak tanımayan Hıristiyanlar.

RİCÂ - İstek, ümit.

SÂDIK - Doğru, bağlı.

SEYDÂ - #Üstâdım ve efendim# mânâsında âlimler için kullanılan bir hitap şekli.

ŞEYDÂ - Deli, tutkun. Çok sevgiden meydana gelen hal.

TAHAKKÜM - Zorbalık etme; zorla hükmetme, mânevî baskı. Diktatörlük.

TÂHİR - Temiz, pak.

TEŞKİL - Meydana getirme, ortaya koyma.