Emirdağ Lâhikası - Üstad Bediüzzaman Said Nursi 3. Eğitim Tümeni Camiine Harç Koydu

Gösterim

küçült - kapat X

Uzun yerlerden, uzak memleketlerden gelenlerle beraber başka kardeşlerimizin de hatırları kırılmasın. Çünkü, on seneden beridir her sabah okuduğu ve başkaları onu tevkil ettiği evrad okumasında sevabı bağışladığı vakit der ki:
"Yâ Rabbi! Benimle görüşmek için gelip görüşmeden dönenlerin defter-i a’mâline de yazılsın" diye ruhlarına hediye ediyor. Üstadımızın bu hâlini kardeşlerimize beyan ediyoruz.

Hizmetinde bulunan
Nur talebeleri
• • •

İleri gazetesinin 13 nisan 1957 tarihli nüshasından alınmıştır.
Üstad Bediüzzaman’ın uğurlu elleriyle yeni bir camiin temeli atıldı.
Üstad bediüzzaman said Nursî
3. Eğitim Tümeni Camiine harç koydu.

(Isparta hususî muhabirimiz bildiriyor.)
Isparta’nın geçen yıllarda teşekkül etmiş bulunan Üçüncü Eğitim Tümeni için yaptırılmasına karar verilen camiin temeli, tertip edilen muazzam bir merasimle atılmış ve bu törene Isparta’da bulunan Risale-i Nur Müellifi Üstad bediüzzaman said Nursî Hazretleri de davet olunmuşlardır. Büyük bir alâka ile karşılanan Üstad, törenden sonra, uğurlu elleriyle temele ilk harcı koymuşlar ve dualarda bulunmuşlardır.

• • •

Acip Bir hadise
Üstadımız said Nursi’de bilhassa son zamanarda bir hal vaki olmuş ki. katiyen kimse ile konuşmuyor. Hatta Biz hizmetçileri ile dahi iki dakikadan fazla konuşsa bir hararet başlıyor. Bu acip haletin sukunet bulması için, ara sıra bazı günler tebdil-i

Lügat Sözlük

ALAKA - Kan pıhtısı.

ALÂKA - İlgi, bağ.

BEDİÜZZAMAN - Zamanın eşsiz güzeli.

BEYÂN - Açıklama; izah; anlatma.

DÂHÎ - Eşine ender raslanır hârikulade zeki.

DAHİ - Koşul bildiren eylemlerden sonra gelerek koşulun geçerli olmadığını bildirir, bile.

EVRÂD - Kur`ân`ı Kerîmden veya başka şeylerden sık sık ve devamlı okunan duâlar, kısımlar, virdler.

HÂDİSE - Olay.

HARÂRET - Sıcaklık.

HUSUSÎ - Özel.

KATİYEN - Kesin olarak, kesinlikle.

MUAZZAM - Büyük, iri, kos koca.

NİŞAN - Alâmet, işâret.

SAÎD - Memnun, mutlu.

SÜKÛNET - Sâkinlik, durgunluk, rahatlık, hareketsizlik.

TERTİP - Düzenleme, sıralama.

TEŞEKKÜL - Meydana gelme, şekillenme, şekil alma.

TEVKİL - Vekil tâyin etme.

ÜSTAD - İlim veya sanatta üstün olan kimse, usta, sanatkar, muallim.

VÂKİ - Vukua gelen, olan, mevcut, var.