Tarihçe-i Hayat - Dördüncü Kısım : Kastamonu Hayatı

Gösterim

küçült - kapat X

DÖRDÜNCÜ KISIM
KASTAMONU HAYATI

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ, Eskişehir hapsinden çıktıktan sonra, Kastamonu vilayetine nefyediliyor. Uzun bir müddet polis karakolunda ikamete mecbur edildikten sonra, karakolun tam karşısında, daimî bir tarassud altında olan bir eve yerleştiriliyor.














Orada, sekiz sene ağır bir istibdat ve göz hapsi altında bir sürgün hayatı geçirtiliyor. fakat o, katiyen boş durmuyor, neşr-i envar-ı Kur’aniyeye gizli olarak devam ediyor. Bilhassa İnebolu’da çok fedakar ve faal talebeleri yetişiyor. Aynen Isparta talebeleri gibi, şevkle Risale-i Nur’u yazmaya ve etrafa perde altında neşretmeye

Lügat Sözlük

BEDİÜZZAMAN - Zamanın eşsiz güzeli.

DÂİMÎ - Devamlı, sürekli.

FAAL - Çalışkan, hareketli.

FÂKAT - Yoksulluk, fakirlik.

FEDÂKÂR - Fedâ eden, kıymet ve ehemmiyet verilen bir şey uğrunda herşeyi gözden çıkaran.

HAYATÎ - Hayat işareti ve belirtisi olan.

İSTİBDAT - Kanuna ve nizâma tâbî olmayan, keyfî, baskıcı yönetim; zulüm ve tahakküm.

KATİYEN - Kesin olarak, kesinlikle.

SAÎD - Memnun, mutlu.

TARASSUD - Birşeyi çok dikkat ederek gözetleme, gözaltında tutma.