Muhakemat - İkinci Makale

Gösterim

küçült - kapat X


İkinci Makale
Belağatın ruhuna taallûk eden birkaç meselenin beyanındadır.
Birinci mesele
Tarih lisan-ı teessüfle bize ders veriyor ki: Saltanat-ı Arabın câzibesiyle A’cam, Araplara muhtelit olduklarından, kelâm-ı Mudarî’nin melekesi denilen belâgat-ı Kur’âniyenin madenini müşevveş ettikleri gibi; öyle de, Acemlerin ve acemîlerin belâgât-ı Arabiyenin san’atına girdiklerinden, fikrin mecrâ-yı tabiîsi olan nazm-ı maânîden, zevk-i belâğatı nazm-ı lâfza çevirmişlerdir. Şöyle ki:
Efkâr ve hissiyatın mecrâ-yı tabiîsi nazm-ı maânîdir. Nazm-ı maânî ise mantıkla müşeyyeddir. Mantıkın üslûbu ise, müteselsil olan hakaike müteveccihtir. Hakaike giren fikirler ise, karşısında olan dekaik-i mâhiyatta nâfizdirler. Dekaik-i mahiyat ise, âlemin nizam-ı ekmeline mümidd ve müstemmiddirler. Nizam-ı ekmelde herbir hüsnün menbaı olan hüsn-ü mücerred mündemiçtir. Hüsn-ü mücerred ise, mezâyâ ve letâif denilen belâgat çiçeklerinin bostanıdır. Çiçeklerin

Lügat Sözlük

BELÂGAT - Hitap ettiği kimselere göre uygun, tam yerinde, düzgün ve hakîkatlı söz söyleme sanatı, hâlin gerektirdiğine uygun söz söylemek.

EFKÂR - Fikirler, düşünceler.

LETÂİF - Mânevî duygular, güzel, hoş ve ruhla ilgili hisler.

MAÂNÎ - Mânalar.

MESELE - Düşünülüp halledilecek iş ve husus, ehemmiyetli iş; problem.

MEZÂYÂ - Meziyetler, özellikler, harikalıklar, iyi ve üstün huylar.

MÜCERRED - Yalnız, tek, hâlis, saf, katışıksız, karışık olmayan, çıplak, soyulmuş, tek başına.

MÜŞEVVEŞ - Karmakarışık, düzensiz, anlaşılmaz.

MÜTESELSİL - Birbirini tâkip eden, zincirleme, arasız, uzayıp giden.

TAALLÛK - Bağlılık, münâsebet; alâkalı oluş; âit olma.