Muhakemat - İkinci Maksat:

Gösterim

küçült - kapat X

hicran-ı lâyezâlîyi nazara al. Nasıl o muhabbet, en büyük musibet olur? Demek hicran-ı ebedî, muhabbete karşı çıkamaz. İşte, saadet-i ebediye, o firak-ı ebediyeye öyle bir tokat vuracak ki, adem-âbâd hiçâhiçe atacaktır.
10. Neam, sabık olan beş mesleğiyle sıdk ve hakkaniyeti mübürhen olan Peygamberimizin lisanı, haşr-i cismânînin definesindeki saadet-i ebediyenin anahtarıdır.
11. Neam, yedi cihetle on üç asırda i’câzı musaddak olan Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan, haşr-i cismânînin keşşafıdır ve fettahıdır ve besmelekeşidir.
İKİNCİ MAKSAT: Kur’ân’da işaret olunan haşre dair iki delilin beyanındadır. İşte,

Bu risalenin müellifi, Üstad bediüzzaman Hazretleri, bu risalenin telifinden 30 sene sonra telif ettiği Risale-i Nur Külliyatından Dokuzuncu Şuânın başında diyor ki:
"Lâtif bir inayet-i Rabbâniyedir ki: Bundan otuz sene evvel, Eski said yazdığı tefsir mukaddemesi muhakemat namındaki eserin âhirinde ’İkinci Maksat: Kur’ân’da haşre işaret eden iki âyet tefsir ve beyan edilecek. Nahu: Bismillâhirrahmanirrahîm’ deyip durmuş. Daha yazamamış. Hâlık-ı Rahîmime delâil ve emârat-ı haşriye adedince şükür ve hamd olsun ki, otuz sene sonra tevfik ihsan eyledi."

Lügat Sözlük

BEDİÜZZAMAN - Zamanın eşsiz güzeli.

BES - Yeter, yeterli.

BEYÂN - Açıklama; izah; anlatma.

DÂİR - Ait, ilgili.

DELÂİL - Deliller. İsbat vasıtaları.

EBEDÎ - Sonsuz, sonsuzla ilgili, bitmeyen.

HAMD - Allah`a hamd etme; Onu övme,medhetme, şükür.

İHSAN - İyilik etmek, bağışta bulunmak.

MUHABBET - Sevgi, sevmek.

MUHÂKEMAT - Düşünme, zihinde inceleme yapma.

MUSADDAK - Tasdik olunmuş, doğrulanan.

MUSÎBET - Belâ, felâket, hastalık, dert, sıkıntı, ezâ, başa gelen acı durumlar.

SÂBIK - Geçen, geçen devre, geçmiş, daha önce, önceki, evvelki.

SAÎD - Memnun, mutlu.

SIDK - Doğruluk.

ŞÜKÜR - Allah`ın nîmetlerine karşı memnunluk gösterme.

TEFSİR - Bir mânâyı açıklamak. Kur`ân-ı Kerîm`in cümle ve kelimelerini îzah ve isbat etmek ve bu maksatla yazılan eser.

TELİF - Kitap yazma; eser, kitap.

TEVFÎK - Allah`ın yardımı, başarılı kılması.

ÜSTAD - İlim veya sanatta üstün olan kimse, usta, sanatkar, muallim.