Hutbe-i Şamiye - Hakikat

Gösterim

küçült - kapat X
Hakîkat


26 Şubat 1324 (Mart 1909)
Dini Ceride, No: 70

Biz "Kalu Belâ"dan Cemiyet-i Muhammedîde (a.s.m.) dâhiliz. Cihetü’l-vahdet-i ittihadımız, Tevhiddir. peyman ve yeminimiz, îmandır. Mâdem ki muvahhidiz, müttehidiz. Her bir mü’min, İlâ-yı kelimetullah ile mükelleftir. Bu zamanda en büyük sebebi, maddeten terakkî etmektir. Zira, ecnebiler, fünun ve sanayi silâhiyle bizi istibdad-ı mânevîleri altında eziyorlar. Biz de fen ve sanat silâhiyle, Îlâ-yı Kelimetullahın en müthiş düşmanı olan cehil ve fakr ve ihtilâf-ı efkâra cihad edeceğiz. Ama, cihad-ı hâricîyi, Şeriat-ı Garranın berâhin-i katıasının elmas kılınçlarına havâle edeceğiz. Zîra, medenîlere galebe çalmak iknâ iledir. Söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir. Biz muhabbet fedâileriyiz. Husumete vaktimiz

Lügat Sözlük

CERÎDE - Gazete.

CİHÂD - Düşmanla savaş, din için çalışmak, Allah yolunda malla ve canla düşmana karşı savaşmak.

ELMAS - En saf karbon olan ve cam gibi şeffaf, parlak maden.

FAKR - Fakirlik, ihtiyaç, yoksulluk, azlık, muhtaçlık.

FEN - İlim, san`at; mârifet, hüner.

FÜNÛN - Fenler.

GALEBE - Üstün gelmek, yenmek, bozmak, çokluk.

HAKİKAT - Gerçek.

HAVÂLE - Bir işi veya bir şeyi başka birisine bırakma, ısmarlama.

İCBAR - Mecburi, zorlama.

İKNÂ - İnandırmak, râzı etmek.

KELİMETULLAH - Allah`ın kelâmı; Şeriat. Kur`ân.

MADDETEN - Maddi olarak.

MUHABBET - Sevgi, sevmek.

MÜTHİŞ - Dehşet veren, korkutan.

PEYMÂN - Ahd, yemin.

SANAT - Sanatlı olarak, özenip mahâretle yapmak sûretiyle.

SANAYİ - Sanatlar; sanatlı varlıklar.

TERAKKÎ - Yükselme, ilerleme.