Sünuhat - Mukaddeme

Gösterim

küçült - kapat X
Mukaddeme

Bu sünuhat Risalesi, Hazret-i Üstad’ın "Eski Said" tabir ettiği zamanında Risale-i Nur’dan evvel te’lif ettiği eserlerinden olmakla beraber tazeliğini daima muhafaza etmekte ve Risale-i Nur’daki bazı meselelerin hülâsalarını ihtiva etmektedir.
Bediüzzaman said Nursî Hazretleri sonradan yazdığı bir mektubunda bu Risâleden bahisle şöyle izahatta bulunmaktadır:
"Hürriyetin bidayetinde Risale-i Nur’dan çok evvel kuvvetli bir ümit ve itikad ile ehl-i îmânın me’yusiyetlerini izale için, "İstikbâlde bir ışık var, bir nur görüyorum" diye müjdeler veriyordum. Hattâ hürriyetten evvel de talebelerime beşaret ederdim. Tarihçe-i Hayat’ımda merhum Abduırahman’ın yazdığı gibi, Sünûhat misillû risalelerde dahi "Ben bir ışık görüyorum"

Lügat Sözlük

BEDİÜZZAMAN - Zamanın eşsiz güzeli.

BEŞÂRET - Müjde, sevindirici haber.

DÂHÎ - Eşine ender raslanır hârikulade zeki.

DAHİ - Koşul bildiren eylemlerden sonra gelerek koşulun geçerli olmadığını bildirir, bile.

İHTİVÂ - İçine alma.

İTİKAD - İnanmak, inanç, gönülden tasdik ederek inanma.

İZÂLE - Ortadan kaldırma, yok etme.

MERHÛM - Ölmüş, rahmete kavuşmuş.

MİSİLLÜ - Gibi, benzeri.

MUHÂFAZA - Korumak.

MUKADDEME - Giriş, ilk söz, başlangıç, önde gelen.

SAÎD - Memnun, mutlu.

SÜNÛHAT - Kalbe gelen mânâlar, doğuşlar.

TÂBİR - Mânâsı olan söz, deyim, terim.