Sünuhat - Rü´yada Bir Hitabe

Gösterim

küçült - kapat X
Rüyada bir hitabe

Meâli ve hatırda kalan elfazı aynendir.
1335 senesi Eylül’ünde, dehrin hadisatının verdiği yeisle, şiddetle muztarip idim. Şu kesif zulmet içinde bir nur arıyordum. Mânen rüya olan yakazada bulamadım. Hakikaten yakaza olan rüya-yı sâdıkada bir ziya gördüm. Tafsilâtı terk ile, yalnız bana söylettirilmiş noktaları kaydedeceğim. Şöyle ki:
Bir Cuma gecesinde nevm ile âlem-i misale girdim. Biri geldi, dedi:
"Mukadderat-ı İslâm için teşekkül eden bir meclis-i muhteşem seni istiyor."
Gittim, gördüm ki, münevver, emsalini dünyada görmediğim, Selef-i Salihînden ve a’sârın meb’uslarından her asrın meb’usları içinde

Lügat Sözlük

HİTÂBE - Konuşma, hitap, nutuk.

KESİF - Koyu, çok sık ve sert, şeffaf olmayan.

KEŞİF - Olacak birşeyi evvelden anlama; gizli birşeyin Allah tarafından birisine ilhâm edilmesi yoluyla bilinmesi.

MÂNEN - Mânâ îtibâriyle ve mânevî olarak.

MUHTEŞEM - İhtişamlı, göz alıcı.

MÜNEVVER - Nurlu, aydın.

NEVM - Uyku.

ŞENÎ - Kötü, çok fenâ, çirkin, günahlı iş.

TEŞEKKÜL - Meydana gelme, şekillenme, şekil alma.

YAKAZA - Uyanık, şuurlu ve dikkatli bir vaziyette.

ZİYÂ - Işık, aydınlık.

ZULMET - Karanlık.