Sünuhat - Rü´yanın Zeyli

Gösterim

küçült - kapat X
Rüyanın zeyli

Rüya hacda sükût etti. Çünkü, haccın ve ondaki hikmetin ihmali, musibeti değil, gazap ve kahrı celb etti. Cezası da keffâretü’z-zünub değil, kessâretü’z-zünub oldu. Haccın bahusus taarrüfle tevhid-i efkârı, teavünle teşrik-i mesaiyi tazammun eden içindeki siyaset-i âliye-i İslâmiye ve maslahat-ı vâsia-i içtimaiyenin ihmalidir ki, düşmana milyonlarla İslâmı, İslâm aleyhinde istihdama zemin ihzar etti.
İşte Hint, düşman zannederek, halbuki pederini öldürmüş, başında oturmuş bağırıyor.
İşte Tatar, Kafkas, öldürülmesine yardım ettiği şahıs, biçare valideleri olduğunu, "ba’de harabi’l-Basra" anlıyor. Ayak ucunda ağlıyorlar.
İşte Arap, yanlışlıkla kahraman kardeşini öldürüp, hayretinden ağlamayı da bilmiyor.

Lügat Sözlük

BÂHUSUS - Bilhassa, özellikle, bununla beraber.

BÎÇARE - Çaresiz, zavallı.

CELB - Kendi tarafına çekmek, götürmek, kazanmak ,elde etmek.

GAZAP - Hiddet, öfke, kızgınlık.

İHZAR - Hazırlamak.

SUKÛT - Değerden düşme, düşüş, alçalış.

SÜKÛT - Suskunluk, sessizlik.

TAZAMMUN - İçinde bulundurma, içine alma, ihtivâ etme, muhît olma.

ZEMİN - Yer; yüzey, satıh.