Mektubat - İşârât-ı Gaybiye Hakkında bir Takriz

Gösterim

küçült - kapat X
İşarat-ı Gaybiyye Hakkında Bir takriz
İmam-ı ali Radıyallahü Anh’ın, Risale-i Nur hakkında ihbar-ı gaybîsinden bir parça olan bu kısım; Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî Mecmuasında dercedilen İşârât-ı Kur’âniye ve üç Kerâmet-i Aleviye ve Kerâmet-i Gavsiye risaleleriyle birlikte, ehl-i vukufların takdirkâr raporlarına müsteniden, mahkemelerce sahiplerine iade edilmiştir.
İmam-ı Ali’nin (r.a.) Celcelûtiyede, Risale-i Nur hakkındaki üç kerâmetinden bir kerâmetinin sekiz remzinden Yedinci ve Sekizinci Remz’in bir parçasıdır. Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî Mecmuasının yüz yirmi beşinci sayfasından, yüz otuzuncu sayfasına kadar olan kısımda münderiçtir.
YEDİNCİ REMİZ: Hazret-i İmâm-ı ali Radıyallâhü Anh, nasıl ki, -1-
diye birinci fıkrasıyla Yedinci Şuaya işaret etmiş; öyle de, aynı fıkra ile, Âlî Bir Tefekkürnâme ve Tevhîde Dâir Yüksek Bir Mârifetnâme nâmında olan Yirmi Dokuzuncu Arabî Lem’aya dahi işaret eder. İkinci fıkrasıyla İsm-i Âzam ve Sekîne denilen esmâ-i sitte-i meşhûrenin hakîkatlerini gâyet Âlî bir tarzda beyân ve ispat eden ve Yirmi Dokuzuncu Lem’ayı takip eyleyen Otuzuncu Lem’a nâmında Altı Nükte-i Esmâ risâlesine cümlesiyle işaret ettiğinden; sonra akabinde, risâle-i esmâyı tâkip eden Otuz Birinci Lem’anın

Müteakip sayfalarda Üstâdımız tarafından açıklaması yapıldığından mânâsı verilmemiştir.

Lügat Sözlük

ÂKABİNDE - Sonlarında,sonrasında.

ÂLÎ - Yüce, yüksek.

ARABÎ - Arapça,arab`a ait arapla ilgili.

ÂZAM - En büyük.

BEYÂN - Açıklama; izah; anlatma.

DÂHÎ - Eşine ender raslanır hârikulade zeki.

DAHİ - Koşul bildiren eylemlerden sonra gelerek koşulun geçerli olmadığını bildirir, bile.

DÂİR - Ait, ilgili.

ESMÂ - Adlar, nâmlar, isimler.

FIKRA - Yazıda bir bahis; parağraf; kısa haber; küçük hikâye.

GAYBÎ - Gaybe âit ve onunla ilgili; hazırda olmayan, görünmeyenlere âit; âhirete âit.

GAYET - Çok, pek çok.

İSPAT - Doğruyu delil göstererek meydana koyma.

MÂRİFETNÂME - Allah`ı tanımaya dâir yazı, eser.

MÜSTENİDEN - İstinad ederek, dayanarak, güvenerek.

MÜTEÂKİP - Devam eden, takip eden.

SEKÎNE - İçerisinde on dokuz harfli on dokuz âyet bulunan çok mühim; sükûnet ve emniyet veren bir duâdır. Hizbü`l-Envârü`l-Hakaikı`n-Nuriye`de mevcuttur.

TAKDİRKÂR - Kıymet ve değer veren.

TAKRİZ - Bir şeyin kıymetini ve güzelliğini belirtmek, övmek.

TEFEKKÜRNÂME - Tefekküre sevkedici eser, yazı.