Mektubat - Dua

Gösterim

küçült - kapat X



İsm-i Âzamın hakkına ve Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın hürmetine ve Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın şerefine, bu Mektûbât’ı bastıranları ve mübârek yardımcılarını ve Risâle-i Nur talebelerini Cennetü’l-Firdevste saadet-i ebediyeye mazhâr eyle. Âmin. Ve hizmet-i îmâniye ve Kur’âniyede dâimâ muvaffak eyle. Âmin. Ve defter-i hasenâtlarına, Mektûbât mecmuasının her bir harf ne mukâbil bin hasene yazdır. Âmin. Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlâs ihsan eyle. Âmin.
Yâ Erhame’r-Râhimîn! umum Risâle-i Nur şâkirtlerini iki cihanda mesud eyle. Âmin. İnsî ve cinnî şeytanların şerlerinden muhâfaza eyle. Âmin. Ve bu âciz ve bîçâre Said’in kusurâtını affeyle! Âmin.
umum NUR ŞÂKİRTLERİ NAMINA
said Nursî

Yâ Allah, yâ Rahmân, yâ Rahim, yâ Ferd, yâ Hayy, yâ Kayyum, yâ Kuddüs!

Lügat Sözlük

ÂCİZ - Güçsüz, kuvvetsiz.

BÎÇARE - Çaresiz, zavallı.

CİNNÎ - Cinlere âit ve onlarla ilgili.

FERD - Tek, bir, yekta; kişi; eşsiz.

HASENE - İyilik, güzellik, hayırlı amel; Allah rızâsına uygun iş.

HAYY - Gerçek hayat sahibi olan Allah.

İHLÂS - Yapılan ibâdet ve işlerde hiçbir karşılık ve menfaati, hakîki ve esas gaye etmeyerek, yalnız ve yalnız Allah rızâsını esas maksat edinmek.

İHSAN - İyilik etmek, bağışta bulunmak.

İNSÎ - İnsana ait ve onunla ilgili.

KAYYÛM - Varlığı ve diriliği her an için olup, gökleri, yerleri her an için tutan, dâimî herşeye her hususta iktidarı olan Allah.

MAZHAR - Nâil olma, şereflenme, kavuşma, ortaya çıkma ve görünme yeri.

MEKTUBÂT - Mektuplar, yazılanlar.

MÜBÂREK - Bereketlenmiş, uğurlu, hayırlı.

MUHÂFAZA - Korumak.

MUKABİL - Karşı, karşılık olarak, bedel.

MUVAFFAK - Başarılı.

RAHÎM - Sonsuz merhamet sahibi Allah.

RAHMÂN - Sonsuz merhamet ve şefkatle bütün varlıkları rızıklandıran Allah.

SAÎD - Memnun, mutlu.

SEBAT - Dayanmak, kararlı olmak.

UMUM - Hep, bütün, cümle, herkes.