Lemalar - On Birinci Lem´a

Gösterim

küçült - kapat X
ON BİRİNCİ LEM’A

Mirkatü’s-Sünne ve Tiryaku Marazı’l-Bid’a


-1-

Şu âyetin birinci makamı Minhâcü’s-Sünnet, ikinci makamı Mirkatü’s-Sünnettir.

-2-

-3-

Bu iki âyet-i azîmenin yüzer nüktesinden on bir nüktesi icmâlen beyan edilecek.

BİRİNCİ NÜKTE

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: -4- Yani, "Fesâd-ı ümmetim zamanında kim benim sünnetime temessük etse, yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir."


Rahman ve rahim Olan Allahın Adıyla.
1- "Ey İnsanlar, Size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona pek ağır gelir. O size çok düşkün, mü’minlere çok şefkatli, çok merhametlidir." tevbe Sûresi: 9:128.)
2- Ey Peygamber, eğer insanlar senden yüz çevirirse, sen de ki: ’Allah bana yeter. Ondan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Yüce arşın Rabbi de Odur. tevbe Sûresi: 9:129.
3- [De ki:] Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin. (Al-i İmrân Sûresi: 31.)
4- İbni Adiy, el-Kâmil fi’d-Duafâ, 2:739; el-Münzirî, et-Terğîb ve’t-Terhîb, 1:41; Taberânî, el-Mecmeu’l-Kebîr, 1394; ali bin Hüsâmüddin, Müntehebâtü Kenzi’l-Ummâl, 1:100; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 7:282.

Lügat Sözlük

ÂLÎ - Yüce, yüksek.

ARŞIN - 68 cm olan eski bir uzunluk ölçüsü.

BEYÂN - Açıklama; izah; anlatma.

FERMÂN - Emir, buyruk, tebliğ.

İBNİ - Oğlu.

İCMÂLEN - Kısaca, özet olarak.

İLÂH - Herşeyin mâbudu olan Allah.

NÜKTE - İnce mânâlı söz; ancak dikkatle anlaşılabilen mânâ.

RAHÎM - Sonsuz merhamet sahibi Allah.

RAHMÂN - Sonsuz merhamet ve şefkatle bütün varlıkları rızıklandıran Allah.

TEMESSÜK - Yapışma, sarılma, sıkıca tutma.

TEVBE - Pişmanlık, dönüş, fenalıktan vazgeçiş.

TEVEKKÜL - Sebeplere sarıldıktan sonra neticesini Allah`a bırakma, neticeye rıza gösterme.

UYÛN - Çeşmeler, pınarlar. Gözler.

VESSELÂM - İşte o kadar, artık bitti; bundan sonra selâm.