Lemalar - Yirmi İkinci Lem´a

Gösterim

küçült - kapat X
YİRMİ İKİNCİ LEM’A

بِسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Isparta’nın âdil vâlisine ve adliyesine ve zabıtasına.. en mahrem ve en has ve hâlis kardeşlerime mahsus olarak yirmi iki sene evvel Isparta’nın barla nahiyesinde iken yazdığım gâyet mahrem bu Risaleciğimi Isparta milletiyle ve hükûmetiyle alâkadarlığını gösterdiği için takdim ediyorum. Eğer münasib görülse, ya yeni veya eski harfle daktilo ile birkaç nüsha yazılsın ki, yirmibeş otuz senedir esrarımı arıyanlar ve tarassud edenler de anlasınlar ki; gizli hiçbir sırrımız yok. Ve en gizli bir sırrımız, işte bu Risaledir; bilsinler!

Said Nursî


İşarat-ı Selâse

On yedinci Lem’anın On yedinci Notasının Üçüncü Mes’elesi iken, suallerinin şiddet ve şümulüne ve cevaplarının kuvvet ve parlaklığına binaen, Otuz Birinci Mektub’un Yirmi ikinci Lem’ası olarak lemeât’a karıştı. Lem’alar bu Lem’aya yer vermelidirler. Mahremdir; en has ve hâlis ve sâdık kardeşlerimize mahsustur.

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ اِنَّ اللّهَ بَالِغُ اَمْرِهِ قَدْ جَعَلَ اللّهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا

Bu Mes’ele Üç İşarettir.

BİRİNCİ İŞARET: Şahsıma ve Risale-i Nur’a ait mühim bir sual.

Çoklar tarafından deniliyor ki: Sen, ehl-i dünyanın dünyasına karışmadığın halde, nedendir ki, her fırsatta onlar senin âhiretine karışıyorlar. Halbuki hiçbir hükûmetin kanunu, târik-üd dünya ve münzevîlere karışmıyor?

Lügat Sözlük

ÂDİL - Adâletli.

BARLA - Isparta`nın bir ilçesi, Bediüzzaman Hazretlerinin 1926-1934 yılları arasında, sekiz yıl sürgün olarak kaldığı ve Risâle-i Nurların büyük bir kısmını telif ettiği yer.

BİNÂEN - Bağlı olarak, dayanarak, -den dolayı, bu sebepten.

GAYET - Çok, pek çok.

HÂLİS - Hilesiz, katıksız, saf, duru; her işi sırf Allah rızâsı için olan.

HAS - Özel, husûsi, mahsus.

MAHREM - Gizli. Nikâh düşmeyen, evlenilmesi haram olan yakın akrabâ.

MAHSUS - Ayrılmış, tâyin edilmiş yalnız birine âit olan, hususîleşmiş.

MAHŞÛŞ - İçine girilmiş, buğzedilmiş, karalanmış.

MÜHİM - Önemli, ehemmiyetli.

NÜSHA - Yazılı şey, yazılı bir şeyden çıkarılan suret.

SÂDIK - Doğru, bağlı.

SAÎD - Memnun, mutlu.

ŞİDDET - Sertlik, katılık.

TAKDİM - Sunma, sunuş

TARASSUD - Birşeyi çok dikkat ederek gözetleme, gözaltında tutma.