Lemalar - Otuz Birinci / Otuz İkinci / Otuz Üçüncü Lem´a

Gösterim

küçült - kapat X
OTUZ BİRİNCİ LEM’A

Şualara inkısam etmiş olup, On Dördüncü Şua afyon Mahkemesi müdafaası ve mektupları, ve On Beşinci Şua ise "el-Hüccetü’z-Zehrâ" olarak tesmiye edilmiş ve neşredilmiştir.


OTUZ İKİNCİ LEM’A

Eski Said’in en son telifi ve yirmi gün Ramazan’da telif edilen, kendi kendine manzum gelen "Lemeât" risalesidir. Sözler mecmuasında neşredilmiştir.

OTUZ ÜÇÜNCÜ LEM’A

Yeni Said’in en evvel hakikatten şuhud derecesinde kalbine zâhir olan ve Arabî ibaresinde Katre, Habbe, Şemme, Zerre, Hubâb, Zühre, Şule ve onların zeyillerinden ibarettir. Türkçe tercümesi Risale-i Nur Külliyatından Mesnevî-i Nuriye ismi altında intişar etmiştir.



Bilahare Üstâdımızın tensibi ile On Dördüncü Şuâ "Afyon Mahkemesi Müdâfaası ve Mektupları" ve On Beşinci Şuâ "Elhüccetü’z-Zehrâ" olarak tesmiye edilmiş ve neşredilmiştir.

Bediüzzaman’ın hizmetkârları

Lügat Sözlük

AFYON - Uyuşturucu, ağrı kesici.

ARABÎ - Arapça,arab`a ait arapla ilgili.

HABBE - Dâne, tohum, parça. Risâle ismi.

HUBÂB - Daneler, parçalar. Bir Risâle ismi.

İNKISAM - Kısımlara ayrılma, bölümler.

İNTİŞAR - Yayılmak, dağılmak; üremek.

KATRE - Damla, yağmur taneleri. Risâle ismi.

MANZUM - Ölçülü, dizilmiş, sıralanmış, düzenlenmiş, sistemleşmiş; edb. nesir olmayan, şiir.

ŞEMME - Koklama, bir defa koklama. Risâle ismi.

ŞUÂ - Bir ışık kaynağından uzanan ışık hüzmesi.

ŞUHUD - Şâhid olma, müşâhede etme, görme.

ŞÛLE - Parıltı, ışıltı. Alev, ateş alevi. Risâle ismi.

TELİF - Kitap yazma; eser, kitap.

TESMİYE - İsimlendirme, ad verme.

ZÂHİR - Görünen, açık, dış yüz.

ZERRE - Maddenin en küçük parçası, molekül. Risâle ismi.

ZÜHRE - Çoban yıldızı, parlak yıldız, çiçek, Venüs gezegeni. Risâle ismi.