Lemalar - Dördüncü Lem´a

Gösterim

küçült - kapat X
DÖRDÜNCÜ LEM’A

(Minhac-üs Sünne Risalesi)

"Minhâcü’s-Sünne" bu risaleye lâyık görülmüştür.

Mesele-i İmamet bir mesele-i fer’iye olduğu halde, ziyade ehemmiyet verildiğinden, bir mesâil-i imaniye sırasına girip, ilm-i kelâmda ve usulüddinde medar-ı nazar olduğu cihetle Kur’ân’a ve imana ait hizmet-i esasiyemize münasebeti bulunduğundan, cüz’î bahsedildi.


Şu âyet-i azîmenin çok hakaik-i azîmesinden bir iki hakikatine İki makam ile işaret edeceğiz.


Birinci Makam

Dört Nüktedir.

BİRİNCİ NÜKTE

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın ümmetine karşı kemâl-i şefkat ve merhametini ifade ediyor.



Ey İnsanlar, "Size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona pek ağır gelir. O size çok düşkün, mü’minlere çok şefkatli, çok merhametlidir. Ey Peygamber, eğer senden yüz çevirecek olurlarsa de ki: Allah bana yeter. Ondan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Yüce arşın Rabbi de Odur." tevbe Sûresi: 9:128-129.
"De ki: Vazifem karşılığında sizden bir ücret istemiyorum. Sizden istediğim, ancak akrabaya sevgi ve Ehl-i Beytime muhabbettir." Şûrâ Sûresi: 42:23.

Lügat Sözlük

ARŞIN - 68 cm olan eski bir uzunluk ölçüsü.

EHEMMİYET - Önem. Kıymet. Lüzum.

İFÂDE - Söz, anlatım.

İLÂH - Herşeyin mâbudu olan Allah.

İMÂMET - İmamlık.

MAKAM - Durulacak yer, rütbeli yer.

NAZAR - Bakmak, bakış, göz atmak, düşünmek.

NÜKTE - İnce mânâlı söz; ancak dikkatle anlaşılabilen mânâ.

ŞEFKAT - Karşılıksız, samimi sevgi besleme; başkasının kederiyle alâkalı olma, acıyarak merhamet etme.

ŞÛRÂ - Danışma.

TEVBE - Pişmanlık, dönüş, fenalıktan vazgeçiş.

TEVEKKÜL - Sebeplere sarıldıktan sonra neticesini Allah`a bırakma, neticeye rıza gösterme.

ZİYÂDE - Fazla, çok.