Mesnevi-i Nuriye - Tazarrû ve Niyaz

Gösterim

küçült - kapat X
Tazarru ve Niyaz








TAZARRU VE NİYAZ

İlahi,

İki dünyanın hayatı elimden kaçsa ve bütün kainat düşman kesilip beni terk etse, benim yine gam çekmemem gerekir; çünkü Sen benim Rabbim ve Halıkım ve İlahımsın. Ve benim, nihayetsiz isyanımla ve sair şeref vesilelerine gayet derecede uzaklığımla beraber, Senin mahlukun ve masnuun olmam sebebiyle, bir taalluk ve intisap cihetim var. İşte, ben de, Senin mahlukunun lisanıyla Sana tazarru ve niyazda bulunuyorum, ey Halıkım, ey Rabbim, ey Razıkım ve ey Musavvirim!

Ey İlahım,

Esma-i Hüsnan hürmetine,

İsm-i Âzamın hürmetine,


Furkan-ı Hakimin hürmetine,

Habib-i Ekremin hürmetine,

Kelam-ı Kadimin hürmetine,

Arş-ı Âzamın hürmetine,

milyonlar Kul hüvallahü ehad ile,

bana merhamet etmeni istiyorum, ya Allah, ya Rahman, ya Hannan, ya Mennan, ya Deyyan.

Beni bağışla, ya Gaffar, ya Settar, ya Tevvab, ya Vehhab.

Beni affet ya Vedud, ya Rauf, ya Afüvv, ya Gafur.

Bana lütufta bulun, ya Latif, ya Habir, ya Semi’, ya Basir.

Günahlarımı sil, ya Halim, ya Alim, ya Kerim, ya Rahim.

Bizi yolun doğrusuna ilet, ya Rab, ya Samed, ya Hadi.

Fazlınla bana cevadane ihsanlarda bulun, ya Bedi’, ya Baki, ya Adl, ya Hu.

Kalbimi ve kabrimi İmân ve Kur’an nuruyla nurlandır, ya Nur, ya Hak, ya Hayy, ya Kayyum, ya Malike’l-Mülk, ya ze’l-Celali ve’l-İkram, ya Evvel, ya Âhir, ya Zahir, ya Batın, ya Kavi, ya Kadir, ya Mevla, ya Gafir, ya Erhame’r-Rahimin.

Kur’an’daki İsm-i Âzamın hürmetine ve kitab-ı alemdeki sırr-ı azamın Muhammed Aleyhissalatü vesselam hürmetine, güzel isimlerinden, bu sayfayı sanki kabrimin tavanı yapıp, bu esmayı da ruhuma şems-i hakikatten şualar saçan pencere haline getirecek şekilde, kalbime ve kalıbıma ve kabrimde ruhuma İsm-i Âzamın nurlarını saçan pencere açmanı istiyorum.

İlahi, dilerim ki, ebedi bir lisanım olsun da, kıyamete kadar bu isimlerle nida etsin. İşte, ardımda baki kalan bu nakışları, benim fani ve zail lisanımın yerine bir naip olarak kabul eyle.

Allahım,

Efendimiz Muhammed’e öyle bir salat ve selam et ki, o salat ile bizi bütün korku ve afetlerden kurtar, bütün hacetlerimizi gider, bizi bütün günahlardan temizle, bütün günah ve hatalarımızı bağışla.

Ya Allah, ya Mücibe’d-Daavat! Hayatım boyunca ve öldükten sonra, her an bu dileklerimi kat kat fazlasıyla ver! Bir milyon salat ve selam, bir o kadarla çarpımından çıkan netice ve bunun da kat katı, Efendimiz Muhammed’e, Onun Âl, Ashab, Ensar ve tabilerine olsun! Bu salavatların herbirini, benim ömür günlerimdeki günahkar nefeslerim sayısınca çoğalt! Bu salavatların herbirisi hürmetine beni affeyle, bana merhamet et. Bunu rahmetinle ihsan eyle, ey Erhame’r-rahimin! Âmin!

Lügat Sözlük

ADL - Adâletli; Allah`ın isimlerinden.

ÂHİR - Son.

ÂL - Sülâle, soy, hânedan.

ALÎM - Hherşeyi hakkıyla bilen Allah.

ÂLİM - İlim sahibi; bilgin.

ASHÂB - Sahipler, arkadaşlar.

BÂKÎ - Ebedî, dâimî, sonu gelmez, ölmez, sonsuz.

BÂTIN - İç, dâhilî, gizli, içyüz.

CEVÂDÂNE - Cömertçe, cömert bir şekilde.

EBEDÎ - Sonsuz, sonsuzla ilgili, bitmeyen.

EHAD - Zâtı tek olan Allah.

FÂNÎ - Geçiçi, sonu olan, son bulan.

GAFFÂR - Günahları bağışlayan Allah.

GAM - Keder, üzüntü.

GAYET - Çok, pek çok.

HAK - Herşeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah.

HALÎM - Yumuşak huylu.

HANNÂN - Çok merhametli olan Allah.

HAYATÎ - Hayat işareti ve belirtisi olan.

HAYY - Gerçek hayat sahibi olan Allah.

İHSAN - İyilik etmek, bağışta bulunmak.

İLÂHÎ - Allah tarafından olan.

ÎMÂN - İnanmak, îtikad; Resûl-i Ekremin (a.s.m.) tebliğ ettiği inanılması gerekli esasları tasdik etmekten doğan bir nurdur.

KADÎR - Her şeye gücü yeten sonsuz kudret sahibi Allah.

KÂİNAT - Allah`ın dışında var olan herşey, bütün varlıklar, dünya.

KATÎ - Kesin.

KAVÎ - Kuvvetli, sağlam, metin, zorlu.

KAYYÛM - Varlığı ve diriliği her an için olup, gökleri, yerleri her an için tutan, dâimî herşeye her hususta iktidarı olan Allah.

KERÎM - İkrâm ve ihsânı bol olan Allah.

LATÎF - Güzel, hoş. Cenâb-ı Hakk`ın bir ismi.

MENNÂN - İhsanı bol, çok çok nîmet veren Allah.

MERHAMET - Acımak, şefkat göstermek; korumak, iyilik etmek; esirgemek.

MEVLÂ - Allah; Cenâb-ı Hak.

NETİCE - Sonuç.

NİDÂ - Seslenmek, yalvarmak.

NİHÂYETSİZ - Sonsuz.

NİYAZ - Yalvarma, yakarma, duâ.

RAB - Besleyen, yetiştiren, terbiye eden Allah.

RAHMÂN - Sonsuz merhamet ve şefkatle bütün varlıkları rızıklandıran Allah.

SÂİR - Başkası, diğeri, birşeyden geri kalan, maadâ.

SALÂT - Namaz.

SAMED - Allah`ın, #herşey Kendisine muhtaç olduğu halde, Kendisi hiç bir şeye muhtaç olmayan# mânâsındaki ismi.

SELÂM - Bütün korkulardan emîn olma; Allah`ın rızâsına erişmek için mü`minlerin birbirlerine yaptığı duâ.

SETTÂR - Kusurları örten, setreden Allah.

TAALLÛK - Bağlılık, münâsebet; alâkalı oluş; âit olma.

TAZARRÛ - Yakarış, kendi kusurlarını bilip kibirden vazgeçip tevâzu ile Allah`a yalvarma.

VEDÛD - Çok şefkatli, kendisine çok sevgi gösterilen ve mahlûkatını seven Allah.

VESSELÂM - İşte o kadar, artık bitti; bundan sonra selâm.

ZÂHİR - Görünen, açık, dış yüz.